Hayatı İnanç

featured

Ezbere bildiği 7000 beyt ile Divan edebiyatının yaşayan abidelerinden biri olan Hayati İnanç, 1961 yılında Denizli’de doğmuştur. 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Lisansını tamamlamıştır. Babasının ismini Nur Hayati olarak koyduğunu söyleyen İnanç, annesinin ise kendisine göbek adı olan Yüksel ismiyle hitap ettiğini söyler.

Hayati İnanç, avukatlığın dışında yayıncılık, yöneticilik, denetçilik, öğretmenlik ve sunuculuk yapmıştır.

“Çiftleri boşanmaktan çok barışmaya teşvik ettiği için” alanında başarılı avukatlardan biri olan İnanç, son zamanlarda yaptığı konuşmalar beğeniyle dinleniyor.

İnanç, klasik eserlerden edindiği heyecanı, her yaştaki gençlerle paylaşmayı hayat tarzı haline getirmiştir. Hayati İnanç, her biri ayrı bir dünyanın penceresini aralayan divan edebiyatının en güzel şairleri ve en unutulmaz beyitlerini kendine has üslubuyla Diyanet TV’de Can Veren Pervaneler programında ekranlara getirdi. Can Veren Pervaneler bölümleri Diyanet TV’nin Youtube sayfasından izlenebilmektedir.Hayati İnanç’ın TRT’de yayınlanan Vapurda Çay Simit programında yaptığı konuşma büyük beğeni topladı.

Can Veren Pervaneler 1, 2, 3, 4, 5, İşte Geldik Gidiyoruz kitaplarını neşretmiştir.

Ankara’da ikamet eden Hayati İnanç, evli ve iki çocuk babasıdır.

Hayati İnanç’ın tavsiye ettiği kitaplar: (Hayati İnanç’ın vasiyeti)– Mızraklı İlmihâl – Miftâhul Cennet- Şevâhid-ün Nübüvve – Fener Patriği V. Gregorius’un, Rus Çarı II. Alexander’a mektubu – Yusuf AleyhisselâmHayati İnanç sözleri ve alıntıları: – Deniz gibi büyük ve haşmetli olsan bile bir damla görünmelisin. Çünkü gülün kalbine girebilen çiy damlasıdır; okyanus oraya sığmaz.

– Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün? Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

– Dünya gamhânedir.

– Su uyur, düşman uyur, hasret-i hicrân uyumaz…

– İnsan sevdiğini anar, andığını sever.

– Aşığın feryadı gökleri sarsa gam değil yeter ki niçin ağladığı dile düşmesin.

– Ben ol hayrân-ı aşkım ki yitirdim akl u idrâkiNe âlemden haberdâram ne kendimden hayâlim var.- Yerin altında en çok ne var diye sordu Behlül Dânâ, Harun Reşid’e; Herhalde ölüler” deyince, “yok, ölülerin pişmanlıkları dedi Behlül Dânâ.

– Kendini hafife al, işini ciddiye.

– Hüzünlü bir kalbi sevindirmektir hüner.

– Zamanın birinde Bekri Mustafa diye bir adam varmış. Hiç ayık gezdiğini gören olmamış. Bir gün bir cenaze namazında imam ve müezzinde bir boşluk var. Bakmışlar Bekri Mustafa da orada. Cübbe var sarık var. Herşey tam tekmil,birşey zannetmişler. Cenaze namazını kıldırırmısın demişler. Bozuntuya vermemiş bizimki. Kıldırmış namazı.Namazdan sonra tabutun yanına varmış. Merhumun kulağına birşeyler söylüyor. Cemaat “ya sen ne söylüyorsun” demişler.Bekri Mustafa da demişki: “Sen gittiğin zaman ahirette sana sorarlar; dünya ne alemde diye. Yeni geldin anlat derler. Lafı uzatma de ki; Bekri Mustafa imam oldu, onlar anlar…

0
be_en
Beğen
0
be_enmedim
Beğenmedim
0
mutlu
Mutlu
0
sinirli
Sinirli
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!